30 Mayıs 2017 Salı

Yeni İş Mahkemesi Kanunu (Arabulucu) Dava Sürecini Kısaltır mı?



İş Mahkemeleri Kanun Tasarısı  yasallaşması için Meclis gündemine girmiş bulunuyor. Çalışan ile patron arasındaki anlaşmazlıklar Mahkemeden önce arabulucuya gidecek.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 2016 yılı verilerine göre,14 milyon işçi,1 milyon 750 bin işveren olduğu tespit edilmiş. Ülkemizde işçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıklar, çalışma hayatının ve yargının gündeminde önemli bir yer tuttuğu bilinen bir gerçektir.

Yeni İş Mahkemeleri Kanunu çalışmalarında, işçi ve işveren görüşleri alındığı ve ihtiyaçlara cevap vereceği düşünülmektedir. Bunun için şimdiden bir şey söylemek güç. Aksaklıklar ancak, uygulama da görülebilir.

4857 Sayılı İş Kanunun 18, 19, 20, 21 ve 29. maddeleri iş güvencesinden faydalanabilir hale getirmiştir.

4857 sayıl İş Kanununun 20. maddesi uyarınca iş akdi feshedilen işçinin fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde işe iade istemiyle İş Mahkemesinde dava açması gerekir.
İş Mahkemesi de açılan davalar,2 ay içinde karara bağlanması gerekir. Eğer mahkemeden çıkan sonuca memnun kalmayan taraf temyize gitmesi durumunda 1 içinde de burada sonuçlanması gerekiyor.

Kanunlarımıza göre, çalışan kişi mahkemeye başvurunca en fazla 4 ya da 5 ay içinde davanın sonuçlanması gerekiyor. Örneğin ,çalışan ay sonunda mahkemeye başvursun, İş Mahkemesi de 2 ay için de sonuçlandırsın ve Temyiz Mahkemesi de 1 ay da davayı sonuçlandırsın.

Ancak, uygulamada, işe iade davaları İş Mahkemelerinde 1 yıl-2 yıl arasında, Yargıtay’da 1 ve 2 yıl arasında sonuçlandığını biliyoruz.

İşe iade davalarında mahkeme sürecinin uzaması çalışanları mağdur ettiği görülmektedir. Çünkü, çalışanlar hak ettiği tazminatı zamanında alamadıkları gibi, davaların uzamasından kaynaklanan gecikme faizlerinden de yararlanamıyorlar.

Mevcut olan yasaların uygulanmasından   kaynaklanan çalışanların hak mahrumiyeti, umarım yeni  İş Mahkemeleri Kanunu ile son bulur.

Arabuluculuk nedir? Arabuluculuk, aralarında davaya konu olmuş ve olabilecek bir uyuşmazlık olan kişilerin uyuşmazlıklarını bir arabulucu eşliğinde karşılık olarak müzakere ederek çözüme kavuşturmaya çalıştıkları bir süreçtir.

Yeni İş Mahkemeleri Kanunu arabulucuyu şu şekilde açıklamaktadır:
 “Bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.

Davacı , arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerekmektedir.

Aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.”

Görüldüğü gibi, Arabulucu, dava sürecinde işçi ve işveren arasında karar verme sürecini kısaltacak ve tarafların menfaatlerini sağlayacak. Mahkemeler üzerindeki iş yükü de hafiflemiş olacak.

Çalışma hayatımızda karşılaşılan sorunların giderilmesine yönelik düzenlenen yeni İş Mahkemesi Kanunu (Arabulucu) ,umarım yaralara merhem olur ve çalışma hayatına bir düzen ve ahenk getirmiş olur.

Sağlıcakla kalın…

Yılmaz Kesikbaş


İnsan Kaynakları Yönetim Danışmanı/Eğitmen

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder