4 Temmuz 2019 Perşembe

Güçlükle Mücadele Edenlere Dair…



John C.Maxwell’e göre güçlük

John C.Maxwell, güçlüklerin insan yaşamına etkisini şöyle yorumluyor:

“Eğer bir tohumun güneşe ve havaya ulaşmak için yolundaki taşları iterek ve çimenleri yararak mücadele etmesi ve rüzgarla, karla boğuşması gerekiyorsa lifleri, gövdesi daha sert ve güçlü olacaktır.”

 

Daima dağın tepesine bak

Yaşamla ilgili bir öğüt vermesini istediğinde, seksen yedi yaşındaki kör bir adam, A.Ortiz’e şu cevabı verir:

“Delikanlı! Koşarken dağın tepesine bak. Gözlerini dağdan ayırma, kilometrelerin ayakların altında eriyip gittiğini hissedeceksin. Çalılıkların, ağaçların, hatta ırmağın üzerinden atlayıp geçtiğini hissedeceksin.

Ne zaman hayatın güçlükleri ile yüz yüze gelirsen, daima dağın tepesine bakmayı hatırla. Böylece hiçbir mesele ne kadar büyük görünürse görünsün, senin cesaretini kıramaz.”

 

Yolunuzdaki güçlüklere teşekkür edin…

Yolunuza güçlükler çıkacaktır; onlara teşekkür edin.

O güçlükler, sizin kapasitenizi ve dayanıklılığınızı denemek içindir.

Siz, karşı gücün oluşturduğu enerji nedeniyle, daha da sabırlı olmaya zorlanacaksınız. 

Peki, bunu başaramayan ne olur? Kazancı nedir? Yaşamda dayanma gücü tabii ki.

Gerçek marifet, gösterilen çabadır; yoksa başarıda değil.

O kişi ister kazansın ister kaybetsin, şeref madalyasını hak edecektir.

W.M.Punshon



Sevgiyle kalın…

Düzenleyen:Yılmaz Kesikbaş

26 Haziran 2019 Çarşamba

Kıdem Tazminatı Fonunda Üçlü Sacayağı Dengesi



23 Haziran İstanbul Belediye Başkanlığı seçimleri ardından Türkiye'nin gündemi yeniden ekonomiye döndü. Hükumetin yol haritasında çalışanları doğrudan etkileyecek yol haritası bulunuyor. Önümüzdeki dönemde işçilerin gözü kıdem tazminatı fonu çalışmalarına çevrilecek.

Yaklaşık olarak 15 yıldır çalışma hayatının gündeminde olan kıdem tazminatı, devletin fon sistemine geçmesine yönelik açıklamaları ile yeniden gündeme geldi. Kıdem tazminatı, tahminen 20 milyon çalışan ile 2 milyon işvereni ilgilendirmektedir.Kıdem tazminatı fonu bu kadar sık konuşulmasına rağmen taraflar neden anlaşamıyor?

Mevcut Sistemin Çalışması

Kıdem tazminatı, 1936 yılında çıkarılan Yasa ile yürürlüğe girdi ve halen uygulaması devam ediyor.

İşçi işten ayrılırken giydirilmiş en son brüt ücreti üzerinden kıdem tazminatı hesaplanır.

Bir işçi, bir iş yerinde, en az bir yıl çalıştığında, belirli şartlar oluştuğunda kıdem tazminatı alır.

Son olarak, işçiye, iş yerinde geçirdiği her bir yıl için bir aylık (30 gün) giydirilmiş brüt ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir.

Avrupa Ülkelerinde Kıdem Tazminatı

Şimdide Avrupa'nın belli başlı ülkelerindeki kıdem tazminat uygulamalarına bakalım. Örneğin, İngiltere’de kıdem tazminatı almak için, bir iş yerinde en az 2 yıl çalışmış olmak gerekiyor. Türkiye’ye benzeyen Fransa’da ise, bir işçinin kıdem tazminatı alabilmesi için en az 1 yıl çalış olması yeterli. Diğer bir örnek, ABD’de kıdem tazminatı yokken Federal çalışanlar kıdem tazminat hakkına sahip.

 Avrupa ülkeleri örnekleri, kıdem tazminat uygulamalarında farklılıklar bulunmakta.
Yalnızca 2003 yılında Avusturya da kıdem tazminatı fona devredilmiş. Avusturyalı işveren, belirli sürelerle fona para yatırıyor. Ücretten her ay belirli oranda kesilen paralar işçinin fon hesabına yatırılıyor. İşçinin hesabında biriken fona işveren ve devlet dokunamıyor.

Üçlü Sacayakları Dengesi

Ülkemizde kıdem tazminatı fonun işleyebilmesi için, üçlü sacayağı dengesinin adil bir şekilde uygulamasına bağlı. Bu da ancak devlet iradesi ile olur. Bunun yanında, sosyal güç olarak, işveren sendikası ile işçi sendikalarını da dikkate almak gerekir.

İşveren sendikası, birbirinden bağımsız olarak hareket eden işsizlik sigortası, iş güvencesi ve kıdem tazminatı uygulamalarının ortak amaca hizmet ettiklerinden yeniden düzenlenmesini dile getiriyorlar.

Aynı şekilde işveren sendikası, fona devredilecek prim miktarındaki oranlara da itiraz etmekte. Çalışanlar, mevcut halde bir yıl için giydirilmiş brüt ücret (30 günlük) kıdem tazminatı alırken, yeni tasarıda 30 gün yerine 20 gün ya da 15 günlük/yıla düşürmeyi planlamakta. Hatta işveren sendikaları, önemli maliyet kalemleri içinde gördükleri kıdem tazminatını tamamen kaldırılmasını talep ediyor.

İşçi sendikaları, kıdem tazminat fon sistemini istemiyorlar. Zira işçi sendikaları, kıdem tazminatını işçinin en temel hakkı olduğunu, geri adım atmayacaklarını dile getiriyorlar. Aynı zamanda tazminatlarının fona devredilmesi durumunda, iş güvencelerini kaybedeceklerini ve kazanılmış haklarının budanacağını düşünüyorlar.

İşveren ve işçi sendikalarının derin görüş ayrılıkları olmasına rağmen, devlet bu sefer kıdem tazminatında değişiklik yapılması yönünde daha güçlü siyasi irade ortaya koyduğunu gözlemliyoruz. Zira devletin amacı, tarafları uzlaştırarak,  ülkenin tasarruf oranını artırmak ve böylece milli gelir seviyesini yükseltmek olduğunu biliyoruz.

Ancak,  insanların bundan önceki çalışma hayatlarında, devletin fon yönetimindeki başarısızlığı hala zihinlerde tazeliğini koruyor. Ne yazık ki, bundan önceki konut fonu ve zorunlu tasarruf fonunun amacı uygun kullanılmadığı bir gerçektir. Gene, işsizlik sigortası, işsiz kalan kişilerin gelir kaybını en aza indirmek şeklinde olması gerekirken, son yıllarda istihdamı teşvik olarak işverenleri destekler olmuştur.

Görüldüğü gibi, kıdem tazminatı sorunun çözümünde işveren ve işçi sendikaları arasında bir anlaşmanın sağlanması zor görülüyor. Zira sosyal barış dokusunun sağlanması, birazda kıdem tazminat fonundaki üçlü sacayağı dengesine bağlı.

Sevgiyle kalın…

Yılmaz Kesikbaş





18 Haziran 2019 Salı

Önce Düşün, Sonra Harekete Geç…


Mevlana (1207-1273)

Dünyanın inşası…

Bir bak şu görkemli binalara

Bir mühendisin rüyasıydı başlangıçta

Şu güzel ev; kapıları, tavanları ve odaları

Birbiriyle uyumlu olan

Bir mühendisin rüyasıydı başlangıçta

Sonra, araç gereç ve ormandan direkler getirdi

Her uğraşın özü ve aslı nedir?

Hayal, kurgu ve düşünceden başka

Dünya bütününün parçalarına şöyle bir bak

Kurgulardan oluşmamış mı?

Önce düşünce sonra eylem

Dünyanın inşasını böyle bil ezelden.


Anthony Robbins (1960-       )

Ünlü kişisel gelişim uzmanı Anthony Robbins, eyleme geçme konusunda şunları söylüyor:

“Hepimizin ihtiyaç duyduğu şey, idealler ve pozitif düşünce olsaydı; çocukluğumuzda her birimizin küçük muhteşem atları olur ve rüyalarımızdaki hayatımızı yaşıyor olurduk.

Her büyük başarıyı perçinleyen şey, eylemdir.

Eylem, sonuçları hazırlayandır.

Sıradanlığın üzerinde özelliklere sahip olduğunu düşündüğünüzde kişilerin diğerlerinden farkı, kendilerini eyleme geçirme yeteneğine sahip olmalarıdır. Bu da aslında kendi içinizde geliştirebileceğimiz bir yetenektir.”


Mevlana (1207-1273)

Ey yiğit! Kadere bahane bulma

Yükleme kendi suçunu başkasına

Suçunu gör dönüp etrafında kendinin

Kendindendir, gölgeden değil çektiklerin

Ne yaptın da sana dönüşünü görmedin?

Ne ektin de ektiğini biçmedin?

Eylemlerin ruhundan ve bedeninden doğar

Çocuğun gibi sonra gelip eteğinden tutar.

Sevgiyle kalın…


Düzenleyen: Yılmaz Kesikbaş

7 Haziran 2019 Cuma

Mutlu Olmanızı Sağlayacak 11 Kelime



Çinli filozof “Kelimelerin kuvvetini anlamadan, insanların kuvvetini anlayamazsınız.” Diyerek duygu ve düşünceler üzerinde kelimelerin gücünü işaret etmiştir.

Günlük hayatımızda kendimize acı verecek ve strese sokacak kelimeler kullanırız. Zira bunlar daha çok olumsuz kelimelerden oluşur. Bu kelimeler zamanla zihinde kabul görerek bilinçaltında depolanır. Böylece kendimizi zora sokarak basit ve mutlu olmayı düşünmeye izin vermeyiz. Çünkü bilinçaltımız o özel kelimeleri söylemeye bağlanmıştır.

Sizler de benim gibi mutlu olmayı düşünecek şeyler mi arıyorsunuz?

O zaman bugünden itibaren değişimi kabul edeceksiniz.

Her olumlu kelime çok önemlidir. Günlük olarak farklı durumlarda kullanmanızı öneririm. Zira bu kelimeleri alışkanlık haline getirip sık sık kullanmalısınız.

İşte sizi mutlu olmanızı sağlayacak 11 kelime.

1.Güzellik

Bu kelime sizin içinizde ve dışınızda güzel olmanızı sağlayacak. Güzellik kelimesi sizin iç enerjinizi parlatacak ve dışarıdan da güzel görünmenizi sağlayacak. Gerçekten güzel olduğunuzu hissettiğinizde, insanlar size baktıklarında, mükemmel özelliklerde sahip olmasanız bile güzel olarak görecekler.

Unutmayın gözlerinizi güzel şeylere odaklayın. Aynaya baktığınızda güzellik kelimesini kullanın. Vücudunuza ne kadar değer verdiğinizi düşünün. ”Güzellik aynada kendini seyreden sonsuzluktur.” Halil Cibran

2.Dua

Bu kelimenin insanlar üzerinde müthiş bir gücü vardır. Tam anlamıyla insanların hayatlarını değiştirebilir. Gördüklerinizi övün ve takdir edin. Beğendiğiniz ve beğenmediğiniz ne varsa takdir edin. Minnettarlığınızı olumlu düşüncelerle doldurun. Çünkü tüm olumlu düşünceler dua ile anlamlı olur. Nitekim Emerson şöyle dedi ”Hiç kimse karşılığını almadığı bir dua etmemiştir.”

Alemlerin yaratıcısına minnettarlığınızı en basit şekilde nasıl yaparız? İnançlı insanlar ibadetlerinde dua ederler. Bunun yanında akşamları yattığınız zaman, uyumadan önce, zihninizdeki geçmiş günlerdeki bazı şeyleri ve olayları hatırlayın. Ve dua edin. Sabahları da evinizde kullandığınız her nesne için Alemlerin yaratıcısına teşekkür ederek güne başlayın. Dua ederken “İçtenlikle minnettarım”, ”Çok memnunum”, ”Çok teşekkür ederim” kelimelerini inanarak kullandığınızda bilinçaltınız bu kelimeleri emir kabul edecek.


3.Affetmek

Affetmek, aslında güzel bir keşiftir. Zira bir yanlışı silmek değil, affettiğimiz kişi ile aramızdaki benzerliği keşfetmektir. Çoğu zaman yaş ilerledikçe affetmenin erdemini anlıyoruz. Daha çok yaşlı insanlar için affetmek esastır. Çünkü bulunduğumuz anı sıcak duygularla dopdolu yaşamaları için gitmelerine izin verdikleri yol budur.

Hayatınızda başarılı olmak ve hedeflerinize ulaşmak için, yapacağınız tek şey düşüncelerinizde affetmek kelimesini yer açmaktır. Bunun için de sevmeniz gerekir. ”Affedemeyen kişi sevemez.” Martın Luther King

4.Mutluluk

İçinizde yaşadığınız sevince odaklanırsanız mutlu olursunuz. Mutlu olduğunuzda başkalarının da hayatlarına ışık tutarsınız. Unutma ki bu ışık önce seninle başlar. Zira iç huzurunda yaşadığın mutluluk, senin dışına yani yüzüne aynı şekilde yansıyacak. Mutluluğu hissetmeye başladığında ve bunu da başkaları ile paylaştığın zaman başkalarına da mutluluk verirsin. “Mutluluğun tedavi edemediği bir şeye hiçbir ilaç çare olamaz.” Gabriel Garcia Marquez

5.Sağlık

Sağlığınız hakkında iyi şeyler düşünmek ve konuşmak zihninizde yer alacak. Böylece, sizin güzel dilek ve isteklerinize bilinçaltınız karşılık verecek. Bunun sonunda sağlıklı bir vücuda sahip olmanın en iyi yolu açılmış olacak. Zira sürekli sağlığınıza minnet duygusu hissetmek, vücudunuzu iyileştirir. ”Sağlıklı bir beden, kafa meselesidir.” Mark Baker Eddy

6.Çözüm

İlk önce, sorun varsa mutlaka bir çözümün olduğunu düşünmeliyiz. Çözümü görmek için zihnimizi yönlendirmeliyiz. Bunun içinde çözüm odaklı olmalıyız. Yani, sorunların niteliğine odaklanmak yerine, elde etmek istediklerimiz ve başarmak istediğimiz hedefler üzerine odaklanmalıyız. ”Geleneksel yöntemlerden bağımsız düşünün ve plan yapın. Her sorunun bir cevabı ve çözümü olduğunu bilin.” Joseph Murphy

7.Sevgi

Her şeyin temelinde sevgi vardır. Sevgi kelimesini düşünerek zihninize yönlendirin. Zira bir başkasını severek, içinizdeki sevgiye uzanan bir içsel bir yolculuk yapın. Çünkü sevgi, kendimizi keşfetmenin ve içimizdeki potansiyeli ortaya çıkarmanın harika bir yolculuğudur.” Sevgi, doğanın ikinci güneşidir.”G. Chapman

8.Kabul

Bazen bazı şeyleri isteyerek ya da istemeyerek de olsa uygun bulmayarak kabul etmiyoruz. Zira kabul etmeme hali ise, insanda sürekli acı yaşattığı gibi, değişimin önüne de geçiyor. Aslında kabullenme hissini düşünmek sizi sakin, özgür ve huzurlu hale getirir. Çünkü her şeyi çözmenize ya da cevap vermenize gerek yok.” Tüm şeylerin ve olayların birbiriyle bağlantılı olduğunu kabul ve şükret.” Leonardo da Vinci

9.Yardım

Kendiniz için değil, başkaları için para harcamak ya da bir ihtiyacını karşılamak sizi mutlu edecektir. Zira başkasının mutluluğu için çalışan insanların mutluluk hisleri çok daha fazladır. İyi insanların yardım düşüncesi her zaman zihinlerindedir. Bu insanlar yardım düşüncesini eyleme geçirerek mutlu olurlar. Çünkü ömür boyu mutlu olmanın başkalarına yardım etmek olduğunu bilirler.   ” Herkes bir başkasına yardım etseydi herkesin işi yapılmış olurdu.” Erner Erchenbach


10.İlginç

Neden ilginç düşüncelere daha fazla dikkat gösteririz? Çünkü bir şeyin ilginç olduğunu düşünmek, olumsuz yargıyı sizden uzak tutar. Böylece ilginç bir kelimeyi duyduktan sonra yalnızca onlarla iletişim kurmak için değil, insanlarla bağlantı kurma şansıda verir. Örneğin, bir şeyi ya da bir kimseyi sevmiyor veya beğenmemiş olabilirsiniz. Bunun için, yargılamadan önce ilginç olduğunu düşünmelisiniz. İlginç kelimesini düşünmek sizi iyi hissettirir.” İlginç olmak istiyorsan, ilgilen.” David Ogily

11.Neşeli

Kendinizi iyi hissetmek istiyorsanız, daha fazla eğlenin ve daha az mücadele edin. Unutmayın ki, neşeli insanlar etraflarına ışık ve etraflarına pozitif enerji saçarlar. Her gün neşeli anların tadını çıkarttığınız dan emin olun. Neşeli kelimesini her an düşünmekten vazgeçmeyin. ”Bir insan; gelişmişliğin en iyi ölçüsü, acı çekme kapasitesidir. Ama Kamil insanlar, aynı zamanda neşe dolu olurlar.” Scott Peck

Sevgiyle kalın…


Yılmaz Kesikbaş





30 Mayıs 2019 Perşembe

Hayata Yön Veren Kişilerin Başarı Sırları…1



Dr.Charles C.Lever (186-1872)

Daha fazlasını yapacağım…

Ait olmaktan daha fazlasını yapacağım, katılacağım.

İlgilenmekten daha fazlasını yapacağım,yardımcı olacağım.

İnanmaktan daha fazlasını yapacağım,anlayışlı olacağım.

Hayal kurmaktan daha fazlasını yapacağım,çalışacağım.

Öğretmekten daha fazlasını yapacağım,ilham vereceğim.

Kazanmaktan daha fazlasını yapacağım,kazandıracağım.

Vermekten daha fazlasını yapacağım,hizmet edeceğim.

Yaşamaktan daha fazlasını yapacağım, büyüyeceğim.

Arkadaşlıktan daha fazlasını yapacağım, dost olacağım.

Denemekten daha fazlasını yapacağım, başaracağım.

 

Charles H.Bullis (1775-1843)

Başarı formülü…

Kişisel başarıyla ilgili her formül insanın şahsi teşebbüsü ile başlar ve biter. Kurallar oldukça azdır, fakat kudretlidir.

Amacını tespit et, heyecan ve olumlu düşünce ile kendini ateşle, meslek hayatına başkalarına yardım ederek başla ve öyle bitir.

Bu kalıp içinde her insan kendi mermer blokundan bir heykel yapabilir. Meydana çıkacak son eser başarısının hikayesi, şahsi teşebbüs, yükselme hırsı ve çabasının olumlu bir sonucu olacaktır.

 

Arnold Palmer (1929-2016) (Profesyonel golfçü)

Başarı istenmediği yere gelmez…

Yenildiğinizi düşünüyorsanız, yenilmişsinizdir.

Cesur olmadığınızı düşünüyorsanız,korkaksınızdır.

Kazanmak istiyor fakat kazanamayacağınızı düşünüyorsanız, kesinlikle kazanamazsınız demektir.

Kaybedeceğinizi düşünüyorsanız, çoktan kaybetmişsinizdir.

Dışarıdaki dünyaya çıktığınızda anlayacaksınız ki başarı, ancak onu istediğiniz takdirde gelecektir.

Her şey insan kafasında biter.

Alt edildiğinizi düşünüyorsanız, alt edilmişsiniz demektir.

Yükselmek için yüksek düşünmelisiniz.

Bir ödülü kazanmadan önce kendinizden emin olmalısınız.

Yaşam savaşını kazanan her zaman, en hızlı ya da en güçlü olan değildir.

Er ya da geç kazanan kişi, kazanacağını önceden düşünebilen kişidir.

Sevgiyle kalın…

Düzenleyen: Yılmaz Kesikbaş