Kayıtlar

Öne Çıkan Yayın

İyi Düşün… Atılan Ok Geri Gelmez !

Resim
Yaşamınızda kalıcı ve devamlı bir değişim gerçekleştirmenin yolu, size alışagelen düşünce biçimi ve hayal gücünün kaderinizi nasıl etkilediğini anlatmaktır.
Örneğin bisiklete binmek için uğraşan bir kişiyi düşünelim. Pedalı sürekli çevirmeye devam ettiğiniz ve dengede kaldığınız sürece düşmezsiniz. Yolunuza hep devam edersiniz. Bisikletle uyum ve dengeyi sağladığınızda önünüzdeki tüm engelleri aşarak ilerlersiniz.
Aslında yaşam bir oyundur. Eğer bu oyundan zevk ve keyif almak istiyorsan ilke ve kuralları bilmek zorundasın.
Evren de harika bir düzen ve uyum egemendir. Her şey, her cisim ve her kütle büyük duyarlılıkla işleyen yasalarla ayaktadır.
Evren de nereye bakarsak bakalım, yasaların işleyişini görmekteyiz. Zira Güneş ve Dünya arasında ki uzaklık, Dünya eksenindeki meyil, yörüngedeki hız ve yer çekimi gibi başlıklar belli kurallara tabidir. Aksine olsaydı bir düzensizlik ve kargaşa ortaya çıkar, evren yok olurdu.
Aynı durumda kendi bedenimizi ele alalım. Bedeninizin içinde bilmediğin…

Yaşlılık kaç yaşında başlar?

Resim
William Gladstone, yeni bir dil öğrenmeye karar verdiğinde yaşı çoktan 70’i geçmişti. Çevresinden biri hayretle: ”Yaşlılık kaç yaşında başlar?” diye sorduğunda Gladstone , şöyle yanıt vermişti: ”Beynimiz yeni tecrübeler keşfettiği sürece genç sayılır.”
Henry Ford
Hayatı boyunca çalışmış ve önemli başarılara imza atmış, otomobil sektörünün bir numaralı ismi Henry Ford, yaşamı daimi bir yürüyüş olarak görür: ”Hayat benim anladığıma göre bir duruş değil, bilakis bir yürüyüştür. Kim ki “Ben artık yoruldum!” der ve istirahate çekilirse, yerinde kalamaz. Aşağı doğru kayar.”
Henry Ford, yaşlanma ile ilgili bir soru üzerine şu cevabı verir: ”Öğrenmeyi bırakan kişi, yirmisinde de olsa, sekseninde de olsa, yaşlıdır. Öğrenmeye devam eden kişi gençtir. Yaşamda ki en muhteşem şey, zihnimizi genç tutmaktır.”
Yaşlandın artık
Yıllarca sinemaya emeği geçmiş olan Bert Lahr, yeni bir projede zorlu bir rol için oynama kararı almıştı.
Yakın dostları artık onun dinlenmesi gerektiğini, yaşlandığını, saçlarının bey…

Başkalarının Senin Adına Karar Vermesine İzin Verme !

Resim
Barack Obama’nın ABD Başkanı olduğu günleri hatırlıyor musunuz? Ya sekiz yıl gibi uzun süren İran ve Irak Savaşını. Bu savaşın arkasından Irak ordusu Saddam Hüseyin’in emri ile Kuveyt’i işgalini. ABD de yolcu uçakları teröristler tarafından kaçırılarak New York’ta ki Dünya Ticaret Merkezi gökdelenlerine ve Washington da Pentagon’a çarptı. Orhan Pamuk, Nobel Edebiyat ödülünü alan ilk Türk oldu. O günden bu yana ne çok kişi ve olay gündeme oturdu, değil mi?
Cannes Filim Festivalinde En İyi Yönetmen Ödülü’nü Üç Maymun filmi ile kazanan Nuri Bilge Ceyla’nı hatırlıyor musunuz? O sıralar yıl 2008’di.On yılı biraz geçmiş.
Şimdi isterseniz biraz düşünelim. Arkadaşlarınız kimdi? Nasıl biriydiniz? Hayalleriniz ve hedefleriniz var mıydı? Arkadaşınız size,”on yıl sonra nerede ve nasıl biri olacaksın?” diye sorsa, ne söylerdiniz ona? Şimdi tahmin ettiğiniz yere vardınız mı?
Nitekim kendimize şu soruları sormamız gerekir: ”Yaşamımın bundan sonraki on yılını nasıl yaşayacağım? Arzuladığım geleceği olu…

Güç nerededir?...

Resim
Robert Fulton, buharlı gemiyi icat eden bilim adamıdır.İlk buharlı gemi modeli üzerinde çalışırken arkadaşları onu bu düşüncesinden vazgeçirmek için ,”Gerçekleşmesi imkânsız bir çalışma, boşuna uğraşıp zamanını tüketme. Buharlı gemi yerine, yelkenli gemilerin süratini ve randımanını artıracak şekilde çalışırsan daha başarılı olursun,” diye uyarıda bulunurlar.
Bu sözler üzerine Fulton, ”Hayır, olmaz” der. ”Gelişmek için dış kaynaklara dayanan bir şey beni ilgilendirmez. Güç o şeyin kendi içinden gelmeli…”

“Vapurlar, yelkenlileri denizlerden kovdular. Çünkü onlar rüzgâr olsa da olmasa da ileriye gidiyor. Vapur kendisini öne iten gücü içinde taşıyor. Hiç bir fırtına onu yolundan çeviremiyor. Onun dışardan kuvvete ihtiyacı yok…” Herbert N.Gasson

Enrico Caruso
İtalyan müzisyen Enrico Caruso’ya, müziğe başladığı ilk yıllarda, ders almak için başvurduğu müzik hocası şöyle demişti:
“Senin sesin pencere kenarından giren rüzgârın ıslık çalmasına benziyor. ”Müzik hocasının ders vermeyi bile reddettiği…

Alışkanlık Deyip Geçmeyin

Resim
“Bir alışkanlığın başlangıcı görünmez bir iplik gibidir, ama o hareketi her tekrarlayışımızda ipliği sağlamlaştırırız, ona bir elyaf daha ekleriz, sonunda kapkalın bir kablo olur, düşünce ve hareketlerimizi geri dönülmez biçimde bağlar.”
Yukarıdaki cümlesiyle alışkanlıkların yaşamdaki öneminden söz eder Orison Swett Marden.
İyi ya da kötü olsun herkesin alışkanlıkları vardır.
Çok küçük yaşlardan beri alışkanlıklar yaratmaya başlarız. Bebek iken başparmağımızı emer, çocuk iken okul dönüşü öğleden sonra uyuyoruz. Aynı şekilde odadan çıkarken odanın ışıklarını ve televizyonu açık bırakırız.
Bazı insanlar kahve içmeden güne başlamak istemezler. Bir fincan kahve aklını başına getireceğini ve güne zinde başlayacağını düşünür.
Düşündüğümüz, söylediğimiz ve yaptığımız her şey yıllarca süren titiz davranışların bilinçaltına kazınmış halidir alışkanlıklar. Kısaca, alışkanlıklar, otomatik gerçekleştirdiğimiz davranışlardır. Aynı alışkanlıklar bizi hayatta ilerlememize ya da geri kalmamıza neden olur.…

Yaşam Ayrıntılarda Saklı

Resim
An’lar
Eğer yeniden başlayabilseydim hayata İkincisinde daha çok hata yapardım. Kusursuz olmaya çalışmaz. Sırt üstü yatardım. Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar, Çok az şeyi ciddiyetle yapardım. Elbette mutlu anlarım oldu ama Yeniden başlayabilseydim eğer Yalnız mutlu anlarım olurdu. Farkında mısınız bilmem: yaşam budur zaten: Anlar, sadece anlar. Siz de anı yaşayın (…)
Eğer yeniden başlayabilseydim. İlkbaharda ayakkabılarımı fırlatır atardım. Ve sonbahar bitene kadar Yürürdüm çıplak ayaklarla. Bilinmeyen yollar keşfeder Güneşin tadına varır, çocuklarla oynardım.
Bir şansım daha olsaydı eğer. Ama işte 85’imdeyim Ve biliyorum… Ölüyorum.
Jorge Lois Borges


Günlükten…
Eğer yaşamak için çok kısa zamanım kalsaydı, hemen gerçekten sevdiğim insanları arar ve onları ne kadar sevdiğimi bildiklerinden emin olmak isterdim. Sonra benim için en çok anlam taşıyan müziği çalar, en sevdiğim şarkıları dinlerdim.
Mavi gökyüzüne bakar ve o ılık gün ışığını hissederdim. Ay’a ve yıldızlara ne kadar hoş ve güzel olduklarını söy…

İklim Değişikliğine Karşı Alışkanlıklar

Resim
Dünya'nın gözü Birleşmiş Milletlerde iklim değişikliği için liderlerin yaptığı konuşmalar daydı.
Başkan Trump iklim zirvesine katılıyor, ancak iklim zirvesinde konuşma yapmıyor. Nitekim bütün dünya kendisini küresel ısınmaya inanmayan bir lider olarak tanıyor…
Trump’ın daha önceki konuşmalarına bakılınca konuşma konuları ticaret, para ve ekonomik büyüme olduğunu görürüz. Zira ister ulusal ister uluslararası olsun bu böyle…
Oysa ki, gelişmiş ve büyük sanayi tesislerin çıkardığı karbon salınımların en yoğun olduğu ülke ABD. Yani dünyayı en çok kirlettiği gibi doğal felaketlerinde sık yaşandığı yer. Ülkesinde şiddetli fırtınalar, kasırgalar, yangınlar ve tsunamiler artarak can almaya devam ediyor.
Zirvede konuşan bir başka liderde Angela Merkel’di. Sanayileşmiş ülkelerin küresel ısınmanın ana sebebi az gelişmiş ülkelerin ise mağdurları olduğunu söyledi. Merkel dünyanın ısınmasının gerçek sorumlusunun insan olduğunu, bilim insanların tavsiyelerinin uyulması gerektiğini vurguladı.
Birçoğumuz…